<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hayata Şeydaca Bakış .. &#187; Gündelik Hayattan</title>
	<atom:link href="http://www.seydacan.com/Kategori/haber/gundelik-hayattan/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.seydacan.com</link>
	<description>Yüreğimden Satırlara</description>
	<lastBuildDate>Tue, 18 May 2010 06:41:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Piktogram Nedir?</title>
		<link>http://www.seydacan.com/2010/05/piktogram-nedir.html</link>
		<comments>http://www.seydacan.com/2010/05/piktogram-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 May 2010 07:39:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>charlieCan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündelik Hayattan]]></category>
		<category><![CDATA[Piktogram Nedir?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seydacan.com/?p=6840</guid>
		<description><![CDATA[Piktogram ya da piktograf bir eşyayı, bir objeyi, bir yeri, bir işleyişi, bir kavramı resmetme yoluyla temsil eden semboldür. Bu sembollere dayalı yazı sistemine &#8220;piktografi&#8221; denir. Piktografi; temsili ve grafiksel çizimler şeklinde kullanılan bir anlatım biçimidir. Bir başka deyişle, anlamlı işaretleri esas alan yazı sistemlerindeki işaretler olarak açıklanabilir. Piktografi temelde çivi yazısı gibi biraz uzam]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignright size-medium wp-image-6841" title="piktogram" src="http://www.seydacan.com/wp-content/uploads/2010/05/piktogram-250x244.jpg" alt="" width="250" height="244" /></p>
<p>Piktogram ya da piktograf bir eşyayı, bir  objeyi, bir yeri, bir işleyişi, bir kavramı resmetme yoluyla temsil eden  semboldür. Bu sembollere dayalı yazı sistemine &#8220;piktografi&#8221; denir.  Piktografi; temsili ve grafiksel çizimler şeklinde kullanılan bir  anlatım biçimidir. Bir başka deyişle, anlamlı işaretleri esas alan yazı  sistemlerindeki işaretler olarak açıklanabilir. Piktografi temelde çivi  yazısı gibi biraz uzam olan ve fonotik harfler veya belirleyici uyaklar  kullanılarak oluşturulan bir sistemdir. Çivi yazısında ve hiyeroglifik   yazılarda piktogramlar bulunur. Örneğin; Hitit ve Urartu yazı sistemleri  piktografiktir.</p>
<p>Erken yazılı semboller, resim-yazıları ve  ideogramları temel almıştır. Bunlar M.Ö. 5000 civarlarında antik Çin  kültüründe kullanılmıştır ve M.Ö. 2000 yılı civarında logografik yazım  sistemi olarak geliştirilmeye başlanmıştır. Piktograflar günümüzde halen  Afrika’daki, Amerika Kıtasındaki ve Okyanusya’daki gelişmemiş  toplumlarda, yazılı iletişimde ana araç olarak kullanılmaktadır.  Piktograflar çağdaş kültürler tarafından genellikle basit, resimsel,  temsili semboller olarak kullanılmaktadır. Resim-yazılar genelde farklı  ağızlar veya farklı dil ailelerine mensup dilleri konuşan insanların  anlayabileceği üstün bir dildir. Bu nedenle trafik işaretleri ve benzer  piktografik materyaller genellikle maksimum anlaşılabilirlik bakımından,  global standartlar olarak kabul edilirler.</p>
<p>*Kaynak: Wiki</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seydacan.com/2010/05/piktogram-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DGS(dikey geçiş sınavı)</title>
		<link>http://www.seydacan.com/2010/04/dgsdikey-gecis-sinavi.html</link>
		<comments>http://www.seydacan.com/2010/04/dgsdikey-gecis-sinavi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Apr 2010 06:31:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>charlieCan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündelik Hayattan]]></category>
		<category><![CDATA[DGS çıkmış sorular]]></category>
		<category><![CDATA[dgs de Kimler hangi bölümleri tercih edebilirler]]></category>
		<category><![CDATA[DGS Müracaatı]]></category>
		<category><![CDATA[DGS Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[DGS nin içeriği]]></category>
		<category><![CDATA[DGS Puan Hesaplama]]></category>
		<category><![CDATA[DGS Sınav Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[DGS Sonuçlarına Göre Yerleştirme İşlemi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seydacan.com/?p=6825</guid>
		<description><![CDATA[DGS Nedir? Meslek Yüksek Okulları ile açıköğretim önlisans programlarından mezun olanlardan Lisans programlarına yerleştirilecek öğrencileri seçmek için yapılan sınavın adı Dikey Geçiş Sınavı (DGS) dir. DGS nin içeriği Sınavda adaylara sayısal ve sözel bölümden oluşan bir yetenek testi uygulanacaktır. Sayısal ve sözel bölümler adaylara bir kitapçık hâlinde verilecek ve adaylar cevaplarını cevap kâğıdına işaretleyeceklerdir. Sınavda]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DGS Nedir?</strong><br />
Meslek Yüksek Okulları ile açıköğretim önlisans programlarından mezun olanlardan Lisans programlarına yerleştirilecek öğrencileri seçmek için yapılan sınavın adı Dikey Geçiş Sınavı (DGS) dir.</p>
<p><strong>DGS nin içeriği</strong></p>
<p>Sınavda adaylara sayısal ve sözel bölümden oluşan bir yetenek testi uygulanacaktır. Sayısal ve sözel bölümler adaylara bir kitapçık hâlinde verilecek ve adaylar cevaplarını cevap kâğıdına işaretleyeceklerdir.</p>
<p>Sınavda uygulanacak test, lisans öğrenimindeki başarıda etkili olan sayısal ve sözel içerikli akıl yürütme (muhakeme) becerilerinin ölçülmesini amaçlamaktadır. Bu amaçla ilgili olarak hazırlanacak sorular, önlisans programlarında kazanılan bilgi ve becerileri ölçmeye yönelik olmayacaktır. Test soruları, farklı alanlardan gelen yükseköğretim kurumu mezunlarının cevaplayabilecekleri nitelikte olacaktır.</p>
<p>DGS sınav süresi 180 dakika (3 saat ) dır.<br />
<strong>DGS Puan Hesaplama</strong></p>
<p>Adayların testlerden almış olduğu puanlardan hesaplanan sayısal ve sözel standart puanlar ve ağırlıklı önlisans başarı puanları (AÖBP) kullanılarak adayların yerleştirmede esas alınacak DGS puanları hesaplanacaktır. DGS puanını oluşturacak olan sayısal ve sözel standart puanlar ile Ağırlıklı Önlisans Başarı Puanının ağırlıklarını belirleyen katsayılar  aşağıdaki tabloda yer almıştır. Her aday için puanlar, tablodaki katsayılar ile çarpılarak toplanacak ve bulunacak toplam, adayın ilgili DGS puanını oluşturacaktır.<br />
<strong>DGS Sonuçlarına Göre Yerleştirme İşlemi</strong></p>
<p>Yerleştirme işlemi, adayların 2009-DGS puanları, tercihleri ve yükseköğretim programlarının kontenjan ve koşulları göz önünde tutularak bilgisayarla yapılacaktır. Programlara yerleştirme işleminde puan en önemli rolü oynamaktadır. Örneğin T programını, aday A birinci tercihinde, aday B dördüncü tercihinde göstermiş olsun. Aday B’nin puanı aday A’dan yüksekse ve aday B ilk üç tercihine puanı yetmediği için yerleştirilmemiş ise T programına puanı daha yüksek olduğu için aday B yerleşecektir.<br />
Aynı programı tercih etmiş olan adayların 2009-DGS puanlarının eşit olması durumunda, daha büyük ağırlıkla katılan standart puanı yüksek olana (eşit ağırlıklı 2009-DGS puanında sayısal standart puanı yüksek olan), eşitlik yine sürdüğü takdirde ilgili AÖBP yüksek olana öncelik verilecektir. Eşitlik yine sürdüğü takdirde söz konusu programı daha üst tercihinde gösterene, eşitlik yine de sürdüğü takdirde doğum tarihi günümüze daha yakın (yaşı küçük) olana öncelik verilecektir.<br />
<strong>DGS Sınav Tarihi</strong></p>
<p>DGS sınavı her yıl Temmuz ayının başlarında yapılmaktadır. Başvurular ise Nisan sonu veya Mayıs ayı başlarında yapılmaktadır.2010 DGS sınavı 4 Temmuz tarihinde yapılacaktır.<br />
<strong>DGS Müracaatı</strong></p>
<p>Son yıllarda DGS&#8217;ye başvuran adaylardan, öğrenim bilgilerinde değişiklik olmayanlar, başvurularını bireysel olarak internet aracılığıyla kendileri yapabilirler ya da başvuru merkezlerinden yaptırabilirler. Son üç yıl içinde DGS&#8217;ye başvurmamış adaylar başvurularını başvuru merkezleri aracılığıyla yapacaklardır. Başvuru merkezleri ÖSYM&#8217;nin http://www.osym.gov.tr internet adresinden yayınlanacaktır.</p>
<p>Bütün adaylar sınav ücretini başvurudan önce ilgili banka şubelerine yatıracaklardır. Adayların, sınav ücretini yatırmaları için kılavuzun arka sayfasında belirtilen banka şubelerinden birine gidip; sınavın adı, T.C. Kimlik Numarası ile ad ve soyad bilgilerini vermeleri yeterli olacaktır. Uyruğu T.C. olmayan adaylar ÖSYM&#8217;nin internet sayfasındaki &#8220;Y.U. Numarası Edin&#8221; başlıklı alandan aldıkları numarayı T.C. Kimlik Numarası olarak kullanacaklardır. Adaylar, sınav ücretinin yatırıldığını gösteren banka dekontunu almayı unutmamalıdırlar.</p>
<p><strong>DGS çıkmış sorular</strong><br />
<a href="http://www.femakademi.com/CikmisSorular.aspx?Bolum=7">DGS çıkmış sorular için tıklayınız.</a><br />
<strong>DGS puanlarını belirleyen standart puanlar ve katsayılar</strong><br />
<a rel="attachment wp-att-8032" href="http://www.seydacan.com/?attachment_id=8032"><img class="alignnone size-large wp-image-8032" title="DGS_puanlarini _Belirleyen_Katsayilar" src="http://www.kursatsenturk.com/wp-content/uploads/2010/04/DGS_puanlarini-_Belirleyen_Katsayilar-570x186.png" alt="" width="570" height="186" /></a></p>
<p><strong>Kimler hangi bölümleri tercih edebilirler</strong><br />
Kimler hangi bölümleri tercih edebilirler.<a href="http://www.femakademi.com/Dokumanlar/File/TABLO_3_ONLiSANS_MEZUNiYET_ALAN_DiKEYGECiS_LiSANS_PROGRAMLARi.pdf"> tıklayınız</a><br />
kaynak:www.femakademi.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seydacan.com/2010/04/dgsdikey-gecis-sinavi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2010 Açık Öğretim Sınav sonuçları</title>
		<link>http://www.seydacan.com/2010/04/2010-acik-ogretim-sinav-sonuclari.html</link>
		<comments>http://www.seydacan.com/2010/04/2010-acik-ogretim-sinav-sonuclari.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Apr 2010 07:57:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>adem</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündelik Hayattan]]></category>
		<category><![CDATA[2010 Açık Öğretim ara sınav sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[2010 Açık Öğretim Sınav sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[2010 Açık Öğretim vize sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[2010 Aof AraSınavi]]></category>
		<category><![CDATA[2010 Aof Vize Sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[aof 2010 sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[aof sonuçlarına bak]]></category>
		<category><![CDATA[aöf vize sonuçları Sorgulama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seydacan.com/?p=6819</guid>
		<description><![CDATA[2010 Açık öğretim fakültesinin nisan ayında yapmış olduğu vize sınavının sonuçları bu hafta açıklanacak.. Açıköğretim sınav sonuçlarınızı buradan öğrenebilirsiniz.. Açık Öğretim Sınav sonuçlarınızı AÖF&#8217;nin resmi internet sitesinden ulaşabilirsiniz. Sonuçlar açıklandığında aşırı bir yoğunluk olacağından siteye erişim ilk etapta zor olabilir. Service Unavailable hatası alabilirsiniz. Bunun için bir süre sonra yoğunluk azalacaktır, daha sonra tekrar erişmeyi]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.kursatsenturk.com/wp-content/uploads/2010/04/aöf-logo.jpg"><img class="size-full wp-image-8022 alignright" title="aöf logo" src="http://www.kursatsenturk.com/wp-content/uploads/2010/04/aöf-logo.jpg" alt="" width="113" height="85" /></a>2010 Açık öğretim fakültesinin nisan ayında yapmış olduğu vize sınavının sonuçları bu hafta açıklanacak..</p>
<p><a href="http://aofburo.anadolu.edu.tr/" target="_blank">Açıköğretim sınav sonuçlarınızı buradan öğrenebilirsiniz..</a></p>
<p>Açık Öğretim Sınav sonuçlarınızı AÖF&#8217;nin resmi internet sitesinden  ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Sonuçlar açıklandığında aşırı bir  yoğunluk olacağından siteye erişim ilk etapta zor olabilir. Service  Unavailable hatası alabilirsiniz.  Bunun için bir süre sonra yoğunluk azalacaktır, daha sonra tekrar  erişmeyi deneyebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seydacan.com/2010/04/2010-acik-ogretim-sinav-sonuclari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diyapazon Nedir?</title>
		<link>http://www.seydacan.com/2010/04/diyapazon-nedir.html</link>
		<comments>http://www.seydacan.com/2010/04/diyapazon-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Apr 2010 07:55:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>charlieCan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündelik Hayattan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seydacan.com/?p=6816</guid>
		<description><![CDATA[Çelikten yapılmış U şeklinde, titreştirilince ana seslerden birini vermek üzere yapılan bir âlet. Bir insanın veya müzik âletinin yetişebileceği ses alanına da diyapazon denir. Piyano, keman, gitar gibi müzik âletleri tellidirler. Bunların telleri ayarlı gerilmezse sesleri düzgün çıkmaz. Fazla gerilince veya gevşetilince akordu bozulmuş olur. Seslerdeki incelikleri kulakları ile hassas olarak ayırt edebilenler diyapazonun sesini]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignright size-full wp-image-6817" title="2" src="http://www.seydacan.com/wp-content/uploads/2010/04/25.jpg" alt="" width="200" height="200" /><br />
Çelikten yapılmış U şeklinde, titreştirilince ana seslerden birini vermek üzere yapılan bir âlet. Bir insanın veya müzik âletinin yetişebileceği ses alanına da diyapazon denir. Piyano, keman, gitar gibi müzik âletleri tellidirler. Bunların telleri ayarlı gerilmezse sesleri düzgün çıkmaz. Fazla gerilince veya gevşetilince akordu bozulmuş olur. Seslerdeki incelikleri kulakları ile hassas olarak ayırt edebilenler diyapazonun sesini dinleyerek telli müzik âletlerini kolayca ayarlayabilirler. Zira diyapozonun ucuna vurulduğu zaman çıkan ses hep aynı notayı çıkarır.</p>
<p style="text-align: justify;">Diyapazon çelikten yapılmış olup U biçiminde kıvrılmıştır. Bir sapı ve altında bir tarafı açık tahta kutu vardır. Kıvrılan kollar ne kadar küçük olursa çıkan ses o kadar tiz olur. Diyapazonun akordu hiç bozulmadığı için devamlı kullanılabilir. Ses tonunu yükseltmek için çatalın uçları eğe ile biraz eğelenir. Ses tonunu azaltmak için diyapazonun ayağının ucu eğelenir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seydacan.com/2010/04/diyapazon-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güzel bir Hikaye :)</title>
		<link>http://www.seydacan.com/2010/04/guzel-bir-hikaye.html</link>
		<comments>http://www.seydacan.com/2010/04/guzel-bir-hikaye.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Apr 2010 09:11:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>charlieCan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündelik Hayattan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seydacan.com/?p=6810</guid>
		<description><![CDATA[New York&#8217;ta bir bankanın önünde duran son model Rolls Royce otomobilden inen adam, hızlı adımlarla bankaya girdi ve önüne çıkan ilk görevliye, bireysel kredi için başvuruda bulunmak istediğini söyledi. Görevli onu, müşteri temsilcisine götürdü. Adam, çok acele bir is için Avrupa&#8217;ya gitmek zorunda olduğunu ve bu nedenle bir hafta vadeli beş bin dolar krediye gereksinim]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignright size-medium wp-image-6811" title="22135_270231602154_153211072154_3960575_3287447_n" src="http://www.seydacan.com/wp-content/uploads/2010/04/22135_270231602154_153211072154_3960575_3287447_n-250x177.jpg" alt="" width="250" height="177" /><br />
New York&#8217;ta bir bankanın önünde duran son model Rolls Royce otomobilden inen adam, hızlı adımlarla bankaya girdi ve önüne çıkan ilk görevliye, bireysel kredi için başvuruda bulunmak istediğini söyledi. Görevli onu, müşteri temsilcisine götürdü. Adam, çok acele bir is için Avrupa&#8217;ya gitmek zorunda olduğunu ve bu nedenle bir hafta vadeli beş bin dolar krediye gereksinim duyduğunu söyledi. Müşteri temsilcisi kısa bir araştırma yaptıktan sonra. &#8220;Ticari ve mali sicilinizi inceledik. Bu krediyi almanız için bir engeliniz yok&#8221; dedi ve ekledi: Fakat bir konuyu belirtmeliyiz. Bizim bankamızla daha önce hiç çalışmamışsınız. Banka olarak sizi resmen tanımıyoruz. Bu nedenle, söz konusu krediyi verebilmemiz için karşılığında sizden bir teminat almak zorundayız&#8221;. Adam cebinden Rolls Royce&#8217;un anahtarını çıkardı, bankanın müşteri temsilcisine uzattı: &#8220;Çok acelem var, uçağa yetişeceğim.&#8221; dedi. &#8220;kapıdaki Rolls Royce&#8217; umu teminat olarak alabilirsiniz&#8221;. Kredi işlemleri çok hızlı bir bicimde tamamlandı. Banka Rolls Royce otomobili bankanın garajına çektiler, adama da beş bin dolar krediyi verdiler. Müşteri temsilcisi, kişisel merakını gidermek için bir hafta boyunca özel bir araştırma yaptı ve bankalarının bu yeni müşterisinin çok büyük bir is adamı ve çok büyük bir servet sahibi olduğunu öğrendi. Bir hafta sonra adam yeniden gelip, borcunun anaparası beş bin dolarla, bir haftalık faizi dokuz bucuk doları ödedikten sonra, müşteri temsilcisi bir turlu yenemediği merakının dürtüsüyle sordu: &#8220;Sizin, çok büyük bir is adamı ve çok büyük bir servetin sahibi olduğunuzu öğrendim&#8221; dedi. &#8220;Yalnızca kişisel merakımdan soruyorum. Lütfen söyler misiniz, sizin için çok küçük bir miktar olan beş bin dolarlık krediye neden gereksinim duydunuz?&#8221; Adam hafifçe gülümsedi: &#8220;Siz de bana lütfen söyler misiniz?&#8221; dedi. &#8220;Böyle lüks bir otomobili, New York&#8217;ta hangi kapalı garaja, bir hafta boyunca dokuz bucuk dolara bırakabilirsiniz?(para kazanmak sadece çalışma ve hırsla olmaz,zeka da gerekir..)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seydacan.com/2010/04/guzel-bir-hikaye.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evren Nasıl Yaratıldı?</title>
		<link>http://www.seydacan.com/2010/04/evren-nasil-yaratildi.html</link>
		<comments>http://www.seydacan.com/2010/04/evren-nasil-yaratildi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Apr 2010 07:53:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>charlieCan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündelik Hayattan]]></category>
		<category><![CDATA[evren]]></category>
		<category><![CDATA[evren nasıl yatarıldı?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seydacan.com/?p=6775</guid>
		<description><![CDATA[Kuran-ı Kerim&#8217;de evrenin ortaya çıkışı şöyle açıklanır: “O gökleri ve yeri yoktan var edendir&#8230;„ (En&#8217;am Suresi, 101) Kuran&#8217;da verilen bu bilgi, çağdaş bilimin bulgularıyla tam bir uyum içindedir. Bugün astrofiziğin ulaştığı kesin sonuç, tüm evrenin madde ve zaman boyutlarıyla birlikte, bir sıfır anında, büyük bir patlamayla var olduğudur. &#8220;Büyük Patlama&#8221;, orijinal adıyla &#8220;Big Bang&#8221; teorisi,]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignright size-medium wp-image-6774" title="3" src="http://www.seydacan.com/wp-content/uploads/2010/04/31-250x200.jpg" alt="" width="250" height="200" /><br />
Kuran-ı Kerim&#8217;de evrenin ortaya çıkışı şöyle açıklanır:<br />
“O gökleri ve yeri yoktan var edendir&#8230;„<br />
(En&#8217;am Suresi, 101)</p>
<p style="text-align: justify;">Kuran&#8217;da verilen bu bilgi, çağdaş bilimin bulgularıyla tam bir uyum içindedir. Bugün astrofiziğin ulaştığı kesin sonuç, tüm evrenin madde ve zaman boyutlarıyla birlikte, bir sıfır anında, büyük bir patlamayla var olduğudur. &#8220;Büyük Patlama&#8221;, orijinal adıyla &#8220;Big Bang&#8221; teorisi, tüm evrenin yaklaşık 15 milyar yıl önce tek bir noktanın patlamasıyla yokluktan meydana geldiğini kanıtlamıştır. Büyük Patlama teorisi bugün evrenin varoluşu ve başlangıcı konusunda bütün bilim çevreleri tarafından ortak kabul gören yegane bilimsel açıklamadır.<br />
Big Bang&#8217;den önce madde diye bir şey yoktur. Maddenin, enerjinin, hatta zamanın dahi bulunmadığı, tamamen metafizik olarak tanımlanabilecek bir yokluk ortamında madde, enerji ve zaman yaratılmıştır. Modern fiziğin ortaya koyduğu bu büyük gerçek, Kuran&#8217;da bize 1400 yıl önceden haber verilmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seydacan.com/2010/04/evren-nasil-yaratildi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Holografi Nedir?</title>
		<link>http://www.seydacan.com/2010/04/holografi-nedir.html</link>
		<comments>http://www.seydacan.com/2010/04/holografi-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Apr 2010 07:49:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>charlieCan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündelik Hayattan]]></category>
		<category><![CDATA[Holografi]]></category>
		<category><![CDATA[Holografi Nedir?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seydacan.com/?p=6771</guid>
		<description><![CDATA[Üç boyutlu resim (hologram) veren fotoğraf tekniği. Fikir ve ilk teorik gelişmeler İngiliz Denvis Gabor&#8217;ın 1947’deki çalışmalarında görülmektedir. Fakat holografi tekniğinin ilk tatbikatı ancak 1960’larda lazer ışığının keşfiyle mümkün olabilmiştir. Holografinin sonuç ürünü olan hologram ile verilen gör&#8230;üntülerde derinlik de vardır ve değişik yönlerden seyredilebilir. Banyo edilmiş holografik filimlerdeki şekiller, resmi çekilmiş bulunan görüntüye hiç]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignright size-medium wp-image-6772" title="2" src="http://www.seydacan.com/wp-content/uploads/2010/04/21-250x156.jpg" alt="" width="250" height="156" /><br />
Üç boyutlu resim (hologram) veren fotoğraf tekniği. Fikir ve ilk teorik gelişmeler İngiliz Denvis Gabor&#8217;ın 1947’deki çalışmalarında görülmektedir. Fakat holografi tekniğinin ilk tatbikatı ancak 1960’larda lazer ışığının keşfiyle mümkün olabilmiştir. Holografinin sonuç ürünü olan hologram ile verilen gör&#8230;üntülerde derinlik de vardır ve değişik yönlerden seyredilebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Banyo edilmiş holografik filimlerdeki şekiller, resmi çekilmiş bulunan görüntüye hiç benzemezler. Meselâ resmi çekilen üç boyutlu bir cisimse, hologramdaki şekil iç içe çizilmiş bir sürü daireden ibâret çok karmaşık bir halde olur. Resmi çekilen iki boyutlu bir düzlem ise, hologramda aydınlık ve karanlık şerit şekilleri gözükecektir. Hologramlar genel olarak saydam levhalardır. Bu levhanın bir tarafından resim çekilirken kullanılmış bulunan monokromatik ışığın benzeri tutulur ve diğer taraftan bakılınca cismin hayali görüntüsü bütün boyutlarıyla seyirciye gözükür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seydacan.com/2010/04/holografi-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sonsuzdan Sonsuzu Çıkarttığımızda Neden Sıfır Kalmaz?</title>
		<link>http://www.seydacan.com/2010/04/sonsuzdan-sonsuzu-cikarttigimizda-neden-sifir-kalmaz.html</link>
		<comments>http://www.seydacan.com/2010/04/sonsuzdan-sonsuzu-cikarttigimizda-neden-sifir-kalmaz.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Apr 2010 07:39:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>charlieCan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündelik Hayattan]]></category>
		<category><![CDATA[Sonsuzdan Sonsuzu Çıkarttığımızda Neden Sıfır Kalmaz?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seydacan.com/?p=6729</guid>
		<description><![CDATA[Öncelikle fiziksel dünyada sonsuz diye bir şey yoktur. Eğer bir aritmetik işlem sonucunda sonsuz elde ediyorsanız, o işlemin bir aşamasında gerçek dünyada olmayan bir varsayımı işin içine girmiş demektir (ya da bir yerlerde hata yapılmıştır). Matematikçiler bu &#8230;tip durumlarda varsayımların dikkatli bir şekilde tanımlandığı “limit” hesabını geliştirmiş. Sonsuz eksi sonsuz tipi ifadeler de bu türden:]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a rel="attachment wp-att-7870" href="http://www.seydacan.com/?attachment_id=7870"><img class="alignright size-full wp-image-7870" title="sonsuz" src="http://www.kursatsenturk.com/wp-content/uploads/2010/04/sonsuz.jpg" alt="" width="145" height="145" /></a><br />
Öncelikle fiziksel dünyada sonsuz diye bir şey yoktur. Eğer bir aritmetik işlem sonucunda sonsuz elde ediyorsanız, o işlemin bir aşamasında gerçek dünyada olmayan bir varsayımı işin içine girmiş demektir (ya da bir yerlerde hata yapılmıştır).</p>
<p style="text-align: justify;">Matematikçiler bu &#8230;tip durumlarda varsayımların dikkatli bir şekilde tanımlandığı “limit” hesabını geliştirmiş. Sonsuz eksi sonsuz tipi ifadeler de bu türden: Her iki sonsuzun nasıl elde edildiği incelenmeli, işlem daha dikkatli bir şekilde yapılarak sonuç bulunmalı. Çıkan sonuç da herhangi bir sayı, hatta sonsuz bile olabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><a rel="attachment wp-att-7871" href="http://www.seydacan.com/?attachment_id=7871"><img class="alignleft size-medium wp-image-7871" title="1" src="http://www.kursatsenturk.com/wp-content/uploads/2010/04/1-250x230.jpg" alt="" width="250" height="230" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Sonsuz kavramı, matematikte değişik yerlerde değişik anlamlarda kullanılıyor. Ama, aritmetikte sonsuzu diğer sayıların arasına uyumlu bir şekilde katmanın imkanı yok. Burada uyumluluktan kastım dört işlemin doğal gördüğümüz temel özelliklerinin sağlanması. Örneğin, (a+b)+c=a+(b+c) gibi, ya da a+b=c ise a=c-b gibi. Sonsuzu bu dört işleme sokmaya çalıştığımız zaman bu özelliklerden bazıları sağlanmıyor. Eğer sonsuz+1=sonsuz ediyor ve aynı zamanda sonsuz+2=sonsuz ediyorsa, sonsuz-sonsuz hem 1 hem de 2’ye, hem de dediğin gibi 0’a eşit olmalı. Bu da oldukça anlamsız bir şey: Her aritmetik işlemin tek bir sonucu vardır. Bu nedenle, sonsuz’u dört işleme girebilen bir sayı olmaktan çok, bir büyüklük fikrini anlatan bir kavram olarak düşünmek daha doğru olur.</p>
<p style="text-align: justify;">*Kaynak: Tübitak</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seydacan.com/2010/04/sonsuzdan-sonsuzu-cikarttigimizda-neden-sifir-kalmaz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>1 Nisan Şakasının Kökeni</title>
		<link>http://www.seydacan.com/2010/04/1-nisan-sakasinin-kokeni.html</link>
		<comments>http://www.seydacan.com/2010/04/1-nisan-sakasinin-kokeni.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Apr 2010 05:55:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>charlieCan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündelik Hayattan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seydacan.com/?p=6712</guid>
		<description><![CDATA[Her ne kadar Roma İmparatoru Julius Caesar (Sezar) milattan önce 46 yılında takvimin başlangıcını Ocak ayı olarak ilan ettiyse de, 16. yüzyılın ortalarına kadar Avrupa&#8217;da yeni yıl geleneksel olarak, bahar aylarının başlangıç tarihi olarak da kabul edilen, Mart ayının 25&#8242;inde başlardı. 1564 yılında Fransa Kralı IX. Charles, takvimi değiştirerek yıl başlangıcını Ocak ayının birinci gününe]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.seydacan.com/?attachment_id=7859" rel="attachment wp-att-7859"><img src="http://www.kursatsenturk.com/wp-content/uploads/2010/03/22077_242042587146_235619052146_3219274_3616888_n-249x187.jpg" alt="" title="22077_242042587146_235619052146_3219274_3616888_n" width="249" height="187" class="alignright size-medium wp-image-7859" /></a></p>
<p>Her ne kadar Roma İmparatoru Julius Caesar (Sezar) milattan önce 46 yılında takvimin başlangıcını Ocak ayı olarak ilan ettiyse de, 16. yüzyılın ortalarına kadar Avrupa&#8217;da yeni yıl geleneksel olarak, bahar aylarının başlangıç tarihi olarak da kabul edilen, Mart ayının 25&#8242;inde başlardı.<br />
1564 yılında Fransa Kralı IX. Charles, takvimi değiştirerek yıl başlangıcını Ocak ayının birinci gününe aldı. O zamanki iletişim şartlarında bazı insanların bundan haberi olmadı, bazıları ise bu kararı protesto etmek amacıyla eski adetlerine devam ettiler, 1 Nisan&#8217;da partiler düzenlediler, birbirlerine hediyeler verdiler.<br />
Diğerleri ise bunları Nisan aptalları olarak nitelendirip bu güne &#8216;Bütün Aptalların Günü&#8217; adını verdiler. Bu günde diğerlerine sürpriz hediyeler verdiler, yapılmayacak bir partiye davet ettiler, gerçek olması mümkün olmayan haberler ürettiler.<br />
Yıllar sonra takvimin ayları yerine oturup, Ocak ayının yılın ilk ayı olmasına alışılınca, Fransızlar l Nisan gününü kendi kültürlerinin bir parçası olarak görmeye başladılar. Adeti gittikçe süsleyerek, zenginleştirerek ve yaygınlaştırarak devam ettirdiler. Bu adetin İngiltere&#8217;ye ulaşması yaklaşık iki yüzyıl sürdü, oradan da Amerika&#8217;ya ve bütün dünyaya yayıldı.<br />
l Nisan şakalarının sembolünün &#8216;Nisan Balığı&#8217; olmasının nedeni ise Mart ayının sonlarına doğru, Güneş&#8217;in Balık Burcu&#8217;nu terk ediyor olmasıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seydacan.com/2010/04/1-nisan-sakasinin-kokeni.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karnımız Neden Guruldar?</title>
		<link>http://www.seydacan.com/2010/03/karnimiz-neden-guruldar.html</link>
		<comments>http://www.seydacan.com/2010/03/karnimiz-neden-guruldar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Mar 2010 14:46:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>charlieCan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündelik Hayattan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seydacan.com/?p=6699</guid>
		<description><![CDATA[Mide, kaslı bir yapıya sahiptir ve sindirimde çok çeşitli görevleri vardır. Sürekli olarak kasılan, gevşeyen, hareket eden, çalkalanan ve sindiren bir organdır. Midemiz dolu olduğunda, tüm bu aktiviteler normal ilerleyişini sürdürür. Ancak midemiz boş olduğunda da kasılmalar devam eder. Bu kasılma hareketleri devam ederken, mide duvarlarının birbirine sürtünmesi sonucunda da, karın guruldaması dediğimiz sesi duyarız.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.kursatsenturk.com/wp-content/uploads/2010/03/karın.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-7848" title="karın" src="http://www.kursatsenturk.com/wp-content/uploads/2010/03/karın-249x187.jpg" alt="" width="249" height="187" /></a>Mide, kaslı bir yapıya sahiptir ve sindirimde çok çeşitli görevleri vardır. Sürekli olarak kasılan, gevşeyen, hareket eden, çalkalanan ve sindiren bir organdır. Midemiz dolu olduğunda, tüm bu aktiviteler normal ilerleyişini sürdürür. Ancak midemiz boş olduğunda da kasılmalar devam eder. Bu kasılma hareketleri devam ederken, mide duvarlarının birbirine sürtünmesi sonucunda da, karın guruldaması dediğimiz sesi duyarız. Bu bize, yemek yeme vaktinin geldiğini hatırlatan bir sinyaldir. Ancak uzun bir süre aç kaldığımızda, kas hareketleri azalır. Bunun nedeni, vücudun açlık fazına girmesi ve sindirilmiş besinler yerine depo yağların kullanılmaya başlamasıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Karnımızın guruldamasının diğer bir nedeni ise, midemiz boş olduğunda içine dolan havadır. Midenin hareketleri ile, içinde bulunan hava kabarcıklarının da ileri-geri hareket etmesi sonucunda, guruldama sesi ortaya çıkar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seydacan.com/2010/03/karnimiz-neden-guruldar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

<!-- Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: http://www.w3-edge.com/wordpress-plugins/

Minified using disk
Page Caching using disk (enhanced) (user agent is rejected)
Database Caching 7/23 queries in 0.021 seconds using disk

Served from: www.seydacan.com @ 2010-09-07 05:40:31 -->