Yüreğimden Satırlara
aşk olarak etiketli yazılar
yıllar sonra ilk defa
4 Haz
Gecenin karanlığında yıldızlar ve ay bana eşlik etti
yalnızlığıma ortak oldu
gecenin karanlığında ki tek sırdaşım oldu…
gönlümde bu karanlık geceye ortak,
bir gün dedim belki bir gün bu karanlık geceden koparım…
kalbim tutsak olmuş zindanların karanlığından
bir gün özgürlüğe kavuşacak
o zaman belki;
yaşadığımı hissedeceğim,belki karanlığa aşina olmuş bu kalbim
aydınlığın o huzur dolu ışığında kanat çırparak tekrar hayata dönecek
ta ki… o gün gelinceye kadar…
ve o gün…
yıllar sonra ilk defa kalbimin yerinde olduğunu hissettim,
ilk defa karanlık yerden kaçmak istercesine çırpındı
yaşadığımı o an anladım …
bir tek kişi bana bunca zaman sonra özgür olduğumu
taş olmuş kalbimin halen sevebileceğini
ve
beni sadece dokunabilecek kadar yakınımda bir el
tutsak olmuş zindanlarda ki bu karanlık kalbimi yalnızlığından çıkarıp
sevmeyi öğreteceği günü bekliyor…oysa dokunabilecek kadar yakınımda o sevgi …
İ.T.
Kusursuz Aşk (soner arıca)
10 Şub
Artık gitme demeyeceğim, zaten iyice hazırsın bu sefer.
Herşeyi yanında götür; anılarımızı, umutlarımızı, sevgimi de al belki lâzım olur.
Tek kelime etmesem diyorum, ama etmeliyim, sana bilmediğin bir şeyden
bahsetmeliyim; kendimden. Evet, onca zaman tanıdığını sandığın benden.
Hırçın yanımı gördün daha çok, oysa öyle uysal bir çocukmuşum ki.
Neydi beni zaman zaman hoyrat yapan?
Sanırım, düşünmedin.
Birini ayrı tutsam da renklerin hepsini sevdim, mevsimleri de.
Aslında çok şey var sevdiğim,
kavgalar ve savaşlar dışında bir de niye olursa olsun vedalaşma anları,
İsterdim ki uyumlu halimi yaşasaydın daima ama bana hep vurgun
saatlerinde geldin, ya da sen vurdun.
Uzaklara bakardım uysal çocukluğumda içimde dolmayan derin boşluğumla,
denizden gelecek bir gemi bekledim durdum,
sonra yıldızlara baktım yıllarca ve sen sandığım bir yıldıza.
Kadınlar, erkekler, çocuklar ve şehirler tanıdım, çoğunu da sevdim.
Aşklarım da oldu, hem de uğruna ölebileceğim aşklar, ama en çok seni sevdim.
Ve şimdi gidiyorsun, evet git içimdeki melek sana dua edecek.
Sanırım kahrolmayacağım bu veda sahnesine – senin baban öldü mü?
Bu gidiş ölümden beter olamaz.
Hangisi doğru bilmiyorum,
Seni uğurlayıp öylece kalmak mı?
Yoksa, benim uyumamı bekleyip gitmen, benim de sensiz sabaha uyanmam mı?
Bence şimdi git, hayır gitme! Yani git de önce üstümü ört, ben uzanayım şöyle, ışığı kapat ve git.
Hayır hayır gitme!
Yani git de ışığı yak git, ben karanlıktan korkuyorum da!
Hem sensizlik hem karanlık bu kadarı fazla.
Üstümü de örtme bu şevkat de fazla, ışıkların hepsi açık olsun.
İçim burkuluyor sen nasıl gidersen git.
Dur, burayı iyi dinle; birkez daha söylüyorum ve son kez.
Seni seviyorum.
Sen giderken ben içimden haykıracağım ‘kusursuz bir aşktı bu’ diye.
Kusursuz bir aşktı benim sana büyüttüğüm sen ne yaşadın bilmiyorum…
Vizyondakiler..
21 Oca
Ayakta Kal

Son dönemlerde çok konuşulan filmlerden birisi ‘Ayakta Kal’.. Liseli kızların ‘mini etekli’ formaları filmin konusunu aşmış ve “liseli kızlar o boyda etek giyemez diye polemikler yaratılmıştı.Şimdi gelin “mini etek” yerine fimin konusunu irdeleyelim;
Kısa süre önce annesini kaybeden ve bu ölümden babasını sorumlu tutan Ali evini terketmiş ve eğitimini çalışarak sürdürmektedir..Ali tesadüfen tanışdığı kolej öğrencisi Yaseminden çok etkilenir ve ikili güzel bir aşka başlar..Fakat bu aşkın önünde birkaç engel vardır..Biri, Yaseminin okuduğu kolejde tüm kızların aşık olduğu ve okulun futbol takımında oynayan şımarık zengin çocuğu Berk..Diğer engelde bu aşkı öğrenen Yaseminin ailesidir..Berk Yaseminin Aliyle birlikte olmasını istemediği için sürekli Aliyi sıkıştırmaktadır.tabi Alide altda kalmamaktadır..Olayların büyümesi üzerine Alinin matematik öğretmeni,kavga yerine fairplay şartlarında futbol oynamayı iki tarafa sunar.Böylece artık kavgalar sokaklardan sahalara taşınır…
bence çok sıkıcı ve gereksiz bir film..bıktık artık bu tarz filmlerden zengin kız fakir erkek..Türk sinemasından daha yaratıcı eserler bekliyoruz
![]()
Kadrinin Götürdüğü Yere Git

Filmin müziğini Nurgül Yeşilçay’ın yaptığı rap tarzında seslendirdiği şarkı müzik kanallarında dolanadursun bizde filmin konusuna şöyle bir göz atalım;
Kadri ve Cem birbirlerini çok seven ve birbirleri için fedakarlıklar yapabilecek çok iyi iki dostdur.Cem sevgilisinden ayrılmış ve büyük bir bunalıma girmiştir.Cem’in bu durumuna üzülen ve onu eski haline getirmek isteyen Kadri, Cem’i Antalyanın en güzel otellerinden birine götürür.Ancak bu otelde Cem’i bekleyen kötü bir süpriz vardır.Cem’in eski sevgiliside bu oteldedir fakat yanında sevgilisiyle birlikte…Bu trajikomik olayla birlikte otelde bizimkileri bekleyen komik olaylarda ardı sıra gelmektedir…
bu film Ayakta Kal’ a göre biraz daha iyidir diye düşünüyorum.Ama yinede gitmek isteyeceğim bir film değil:) tabiki bu filmlere gidenlerden yorumlarınıda bekliyorum
![]()
Ey AŞK…
20 Oca
Şu dünya varolduğundan, insan yaratıldığından beri erkek ve kadın arasında karşı konulmaz bir çekim vardır.Adem babamız ve Havva anamız buna en büyük kanıt..Hepimiz onların soyundan geliyoruz bu bir gerçek…Onların aralarında gerçek bir aşk varmıydı bu tartışılır tabiki ama daha sonrasında yüzyıllardır süregelen bu yakınlaşma ne canlar yakmış, ne insanlar ağlatmıştır…
Ama tabiki “AŞK” can acıtmak için yoktur bu dünyada..Amaç mutlu etmektir..sadece aşk’ı kullanmak onu sahiplenmek önemlidir… Bu önemli duygu ancak iki kişi arasında paylaşılırsa mutlu eder tarafları..Yoksa sonu koskoca bir hüzündür..
İnsanı bencil eden hatta bazen kötü yollara sürükleyen birşeydir aşk denilen olay.. Gerçek aşkı bulmaktır mühim olan..
Ama bu devirde insanların bukadar riyakar bukadar yalancı olması Aşk kadar güzel bir duyguyuda kirletiyor malesef..İnsanlar artık günü birlik ilişkilerede aşk diyor ve ertesi gün unutup gidiyor..Ardında bıraktığı umrunda bile olmuyor…
‘Şu çocuk yakışıklıymış’ yada ‘şu hatuna bak nefis parça’ sözleri aşkı anlatan kelimeler olmuş çıkmış…Ama ya karşındaki nefis parça değilse
ya karşındaki gerçekten aşkı arayan bir kızsa…
İnsan müsveddesi altında iğrenç emellerinizi alet etmeyin aşkımıza..Biz sahip çıkarız aşkımızı yaşarız…Ama böleleri uzak dursun..Küresel dünyada herşeyi kirlettiğiniz gibi en saf ve temiz olan duygumuzuda kirletmeyin…
bu sözlerim tabiki genelleme değil.aralarında gerçekten aşkı yaşayanlar var.misal ben:) sözlerim insanlıktan nasibini almamış ego ve şizofren sorunu olan şahıslara
![]()
Bu belge ile resmi olarak yetişkinlikten istifa ettiğimi bildiririm.
2 Oca
Bu belge ile resmi olarak yetişkinlikten istifa ettiğimi bildiririm. Tekrar 8 yaşın tüm sorumluluklarını kabul etmeye hazırım.
Yağmur sonrası çamurlu sularda tahta parçası yüzdürmek, kayalarda yürümek istiyorum.
Çikolatanın paradan daha iyi olduğunu çünkü daha tatlı ve
yenilebilir olduğunu düşünmek istiyorum.Sıcak bir yaz ününde bir meşe ağacının gölgesinde oturup arkadaşlarımla limonata satmak istiyorum.
Hayatın daha basit olduğu zamana dönmek istiyorum. Bütün bildiğin, renkler, çarpım tablosu ve ninniler ama bu kadar az bilmek seni rahatsız etmiyor çünkü ne bilmediğini bilmiyorsun ve umurunda da değil. Bildiğin tek şey mutlu olmak, çünkü seni üzecek veya kızdıracak şeylerden tamamen bihabersin.
Dünyanın adil olduğunu, herkesin iyi ve dürüst olduğunu düşünmek istiyorum.Her şeyin mümkün olduğuna inanmak istiyorum. Yaşamın karmaşıklığını unutup, yeniden küçük şeylerden fazlasıyla
heyecanlanmak, zevk almak istiyorum. Tekrar basit yaşamak istiyorum.
Günümün, bilgisayar arızaları, kağıt yığınları, üzücü haberler, bankada para olmadan ay sonunu getirme kaygıları, doktor faturaları, dedikodu, hastalık ve sevdiklerin kaybedilmesinden ibaret olmasını istemiyorum.
Aşkın varlığını (daha doğrusu yalan olduğunu) bilmek dahi
istemiyorum.Gülümseme, kucaklaşma, tatlı bir söz, oğruluk, adalet, barış,
rüyalar, hayaller ve kardan adam yapmanın gücüne inanmak istiyorum.
İşte, çek defterim ve arabamın anahtarları, kredi kartlarımın
ekstremleri,gelir belgelerim. Resmi olarak yetişkinlikten istifa ediyorum.
Eğer bu konuda benimle daha fazla konuşmak istiyorsanız, önce
beni yakalaman lazım;
Çünküüüü; Ebeee, elim sendeeeee!
Gecenin karanlığında yıldızlar ve ay bana eşlik etti
Son Yorumlar