munevver-cem-sonHepimizin haberlerden takip ettiği gibi Münevver Karabulut cinayetinin üstünden 102 gün geçti…ilk zamanlar buda güzel Türkiyemin kötü katliam haberlerinden biridir dedim ve olayın üstünde durmadım..Ama ne yazıkki bu vahim olay katliam denecek kadar basit bir durum değilmiş..
Liseye giden 17 yaşında güzel mi güzel bir kız ve sevdiğine güvenen tertemiz bir kalp.Kim güvenmezki sevdiğine…
Ama ortada aklımı kurcalayan bir çok soru var.17 yaşında bir kız gece vakitlerinde nasıl dışarda dolaşabiliyor..temiz bir aile kızıysa eğer..sevgilisinin evine nasıl elini kolunu sallayıp girebiliyor.yada aslında bu saçma bi düşünce olabilir.sonuçta bi çok sevgili birbirinin evine girip çıkar.ama işte keşke münevver o eve girmeseydi…
nerden bilebilirdiki kesik bir başla o evden ölü vaziyette çıkacağını.hemde sevgilisinin sevgi dolu ellerinde (!) bir çantada parçalanmış olarak…
Ve Cem Garipoğlu denen şahsiyetsiz insan..yediği haltı bu hunharca işlediği katliamı hiçe sayarak elini kolunu sallaya sallaya gezip dolaşan cani… olayın üstünden 102 gün geçti ve hala nasıl olduda bulunamadı aklım almıyo. bizim polisimiz değilmi ergenekon diye tuttturduğu bi dava için sabahın 6 sında bilgin insanların kapısına dayanan?
münevverin suçu neydi peki? neden cem hala bulunamıyor?
ben eminimki Cem Garipoğlu ergenekondan aransaydı ilk gün bulunurdu!
biliyorum konu dışına taştım ama ülkemdeki adaletsizliği karmaşık hukuk düzenini anlamakta zorlanıyorum.
Münevverin tek suçu sevmek ve güvenmekken hala birilerinin dayılık yapıp bir katili koruduklarını aklım almıyor…
insanlarımız artık kimseye güvenemiycekmi? nasıl bir dünyada yaşıyoruz… birbirini öldüren anneler çocuklar..töre cinayeti işleyen babalar abiler..birbirini kesip doğarayan sevgililer…ne diyim Allah sonumuzu hayır getirsin…